emre aydın gülümse şimdi bebeğim
Загружено mesud44

VE GÜLÜMSE ŞİMDİ - BEBEĞİM

Sakın ağlama, tanıdık yalnızlık, evvel Allah tanıştık evvelden
Kokunu bırakma, çok sevdim kokunu, bilemezsin al götür kokunu

Çocuktun hep sen, elinde balonla... Engel miydim ben? İğne miydim?
Bir bakmışım ki ben, elmalar düşmüş, tükenmişiz, kepenkler inmiş...

Ve uğraşmak anlamsız
Yüzündeki yabancı
Her geçen saniye bana daha yabancı.
Ve böyle olmasın bildiğim gibi kal sen
Her geçen saniye daha da zorlaşmasın
Ve gülümse şimdi .......

Haklıydın hep sen, acılar bedava, mecburduk hep uzaktan bakmaya
Çok yorgunum ben, eski bir saat gibi... hırpalandım İstanbul gibi...

Bebeğim...

Oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya... öyleyim.
--Emre Aydın--

(Kırıldım şimdi kendime, küstüm... Duvarlara dönük yüzüm, son sözlerimi söylemeden önce bir daha öksüzüm, hoş geldin hüzün... E.Y)

Yorum (1) Yorum yaz!

HOŞÇAKAL ZAMAN

Bir çılgınlık anıdır zaman,

Ellerine dokunduğum an

İçimde kaynayan bir volkan…

Bir yanım git der gibi,

Bir yanım kal…

 

İçimdeki fırtınalar

Durulmayacak

Yaşadım ben,

Anlayacak kadar…

 

Koşacağım, koşacağım

Yorulana kadar…

İçimde yitik, buruk

Takvimlerden saklı bir zaman,

Bana aşkı anlatma

İçimde hala kanayan bir yerler var!..

 

E.Y

Yorum (1) Yorum yaz!

Bu kez anladım...

Bu kez anladım
Kuru dallardan yapma
Bi köprüden geçiyorum

Ben ordaydım
Erbabı yalnızları
Yutan kentler biliyorum

Bu kez anladım
Hüzünlerden bozma
Mutluluklar yaşıyorum

Ben ordaydım
Acemi âşıkları
Boğan sular biliyorum

Ne müttefik belli
Ne sığınakların yeri

Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür
Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim
Vazgeçtim bugün her şeyden halsiz şu kalbim
Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim

Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz

Bu kez anladım
Kartonlardan yapma
Siperlere pusuyorum

Ben ordaydım
Huzurlu zamanları
Yıkan sorular biliyorum…

Yorum (1) Yorum yaz!

SÖZ VER

İnanırdım duyduğum her söze

Bir zamanlar saflık vardı

Şimdi yerim yok aldanmaya

Bir hayat sıradanı kalbim

Bana bitmeyen bir tek şey söyle

Söyle sonsuza inanayım

Bana nasıl seveceğimi anlat

Aşk karlı yokuş yorulmayalım

Söz ver durma öyle bana söz ver

Bakışına kanmam artık söz ver

Çok zor soru değil bu hadi çöz ver

Birlikte ölecek miyiz?

İnanırdım duyduğum her söze

Bir zamanlar saflık vardı

Şimdi yerim yok aldanmaya

Bir hayat sıradanı kalbim

Hadi beni biraz heyecanlandır

Yüzüm gülmüyor çoktandır

Ben kaybetmekten çok korkarım

Tüm alışkanlıklar çocukluktandır

Geleceksin

Belki çok seveceksin

Zamanı gelince gideceksin

Bir keşkeye daha yer yok kalbimde

Birlikte ölecek miyiz?

F.D

Yorum (3) Yorum yaz!

Deli düş

Durma koş uzaklara
Uzaktın hep yakınlara
Sorma sorgulama
Koş ilk önce sonra ağla
Yok aslında bir teselli şarkılarda
Unut gitsin sende karış masallara
Sana kim dedi adalet var bu dünyada
Sonunda işin biter kalırsın buralarda
Hey gönlüm bunlardan mısın?
Diyorsun ezelden yanmışım
Söyle onlar mı ben mi yanlışım?
Hadi anlat sen de derdini
Şu dünyaya bildir haddini
Hadi durma bırak bırak bırak kendini
Tuzaklar var önümüzde
Acılar da peşimizde

Bir deli düş peşimizde
Ne kalacak elimizde
Sakın ola dönüp bakma
Geç kalırsın haydi durma
Ayrılıklar hastalıklar
Bitsin gülüm bundan sonra
Bir tek senden benden sonra
İzin yok aşka

 

….

Gözlerimi kapatıp bir gece
Binlerce sonsuzdan sesini duydum
Bulutlar yardım etti ağlayabildim
Sessizce
ve seni buldum yarim düşümde seni
Buldum
Seni buldum, ama neredesin kimbilir
Ne yıldızlar, ne gece, ne de rüzgar
Bilir
Bir umutta içimde benliğim ona esir
Ne ben bu umudun ne de o benim
Hakkımdan gelir

Al şimdi götür beni uzak dağlara vur
Parçalanmış leşimi bir suyun başında bul
Ellerinle sar yaralarımı
Başımı göğsüne koy
Ben seni duydum yarim sen de beni duy….

 

(1998/Beşiktaş vapur iskelesi-sadece bir çılgınlık anı... O kadar çok acı birikmişti ki içimde kusmuştum hepsini engin denize.. Yaşamak bu kadar mı, yaşanır mı bir daha geride kalan zaman.?.. E.Y)

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ben senin krallığın ülkene yetiştim

Ben senin krallığın ülkene yetiştim

Kaldım gölge tanımayan güzelliğinle.

Her sabah büyüten denizimizi böyle

Gülüşlerindi o ülkede bilmez miyim?

 

Sen o çıktığım sularsın, zencim benim

Denize bakan evler gibiyim seninle.

Dur, geliyorum ellerin ne güzel öyle

Beni şey et gülüşlerini bekleyeyim.

 

Sen gittiğin o ülkesin varılmıyorsun

Vurmuş sonrasız nasıl en güzel sulara

Güzelliğin balıkları gibi İstanbul'un.

 

Şimdi her yerde ne güzeldiniz o kalmış

Yankımış denizlere öbür kadınlara

Dünyada sizinle İstanbul olmak varmış.

 

İlhan Berk

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Kalp kalbe karşı derler/ Aslı Güngör

uyandım birden seninle gece üçü bulmamış
bir bulut durdu gözümde hasret bize uymamış
kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü?
ay bile çeker gider geceyi düşündün mü?

yalnızlık bende saklı çıkmaz bir an dışarı
elimde bir fotoğraf o şimdi burda olmalı
kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü?

ay bile çeker gider beni hiç düşündün mü?
sensizlik bende saklı çıkmaz bir an dışarı
elimde bir fotoğraf o şimdi burda olmalı ...

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

UNUTAMAM

Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende

Pişman mıyım asla, güzelleştim yasla
Sevmedim mi sevdim evet senden sonra ihtirasla

Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme haberin yok
İçerime içerime akar

Benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme haberin yok
İçerime içerime akar

 

Sezen AKSU

Yorum (1) Yorum yaz!

SİL BAŞTAN/ ŞEBNEM FERAH

gücün var mı sevgilim
derin sularda inci tanesi aramaya
cesaretin kaldıysa
hala benle aşktan konuşmaya
söyle canım sevgilim
hayat bize oyun oynuyor olabilir mi
yorgun gibi bir halin var
duyguların karışık olabilir mi
sil baştan başlamak gerek bazen
hayatı sıfırlamak
sil baştan sevmek gerek bazen
her şeyi unutmak
sanki bugün son günmüş gibi
dolu dolu yaşamak istiyorum ben
her ne çıkarsa yoluma
selam verip yürümek istiyorum ben
sil baştan sevmek gerek bazen
hayatı sıfırlamak
sil baştan sevmek gerek bazen
her şeyi unutmak…

Yorum (1) Yorum yaz!

Uyumak istiyorum anne, üstümü örtmesin sakın kimse…

Yazmaktan geçtim, konuşmuyorum bile kimseyle uzun süredir. Bu sessizlik korkutuyor beni. Yalnızlık üzerime çökerken aramıyorum bile hiç kimseyi artık delice. Kendimi bile şaşırtıyor bu garip sessizlik! Bu kadar mı olur diyorum bazen, ama oluyormuş… Basit bir sebepten küçük bir sinir krizi geçirecek hale geldiysem…   Ve ağlayabildiysem hiç durmaksızın dakikalarca, iç çekerek… Belli ki koymuş bir şeyler çok derinden, kim bilir…

 

Eskiden bir şeylere canım çok ama çok sıkıldığında uyurdum durmaksızın saatlerce… Aslında uyumak için yatmazdım. Düşün düşün düşün sonra birden uyuya kalırdım, tam dalacakken üzerimi örterdi annem, öyle nefret ederdim ki bundan! Zavallı annem nerden bilebilirdi ki üzerimi örterken kalbimdeki titrememeyi hiçbir zaman durduramayacağını. O gün bu gündür hala üşüyorum, garip bir hastalık işte. Hala vakitli-vakitsiz uykuya daldığımda üstümü örtmeye kalksa annem sıçrayarak uyanırım ben.

Nasıl taze bir ölü, sonsuz bir uykuya dalmak isterken üzerine toprak atarsa diğer faniler… İşte öylesi bir zaman ve öylesi bir mekan…

 

Neden diye sormuyorum artık. Bundan birkaç ay önce çok sevdiğim bir arkadaşım, hatta kimsenin bilmediklerini bilecek kadar yakın… Çekip gitti İstanbul’dan ansızın. Giderken pek anlam verememiştim, nereden bilebilirdim ben böyle bir gidişi… Anladık biz çoktan neden gittiğini, ama pek konduramadık işte… Sonra bir gün bir rüya gördüm, seni dün aramadım ama benim annem de çok hasta, başında bekliyorum diye… Keşke ah keşke, dua ile kaderi yenebilseydik bizde…

 

Kelimelere hakim olamıyorum, yeter bu kadar işkence… Yazmak kim ben kimim ki söyle. Sebep biter, kul gider; kalem durur, yazı biter…. (E.Y)

 

araf.blogcu@hotmail.com

Yorum (1) Yorum yaz!